“spectator” in Turkish
Definition
Bir etkinliği, gösteriyi veya oyunu izleyen, ancak katılmayan kişidir. Genellikle spor ve halka açık etkinlikler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Seyirci' daha çok spor veya halka açık etkinlikler için kullanılır. 'Audience' ise tiyatro ve konserler içindir. 'Spectator sport' ifadesi izlenmesi keyifli sporları belirtir.
Examples
Each spectator received a free program at the concert.
Konserde her **seyirciye** ücretsiz bir program verildi.
The marathon drew spectators from all over the city.
Maraton, şehrin dört bir yanından **seyirci** topladı.
There were thousands of spectators at the football match.
Futbol maçında binlerce **seyirci** vardı.
The tennis players could hear the spectators cheering.
Tenisçilerin, **seyircilerin** tezahüratlarını duymaları mümkündü.
She prefers being a spectator rather than playing on the field.
O, sahada oynamak yerine **seyirci** olmayı tercih ediyor.
As a spectator, you get to enjoy all the excitement without any of the pressure.
Bir **seyirci** olarak, hiçbir baskı olmadan heyecanın tadını çıkarabilirsiniz.