speaking” in Turkish

konuşma

Definition

Sözlü olarak ifade etme veya konuşma eylemi. Bir kişinin konuşma tarzı veya sözlü iletişim becerisi anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Public speaking' (topluluk önünde konuşma), 'speaking skills' (konuşma becerisi) gibi deyimlerde sık görülür. Genellikle edatlardan sonra gelir. 'Talking'e göre daha resmidir.

Examples

He stopped speaking when the teacher entered the room.

Öğretmen sınıfa girince **konuşmayı** bıraktı.

She is speaking to her friend on the phone.

O, telefonda arkadaşıyla **konuşuyor**.

Good speaking skills are important for this job.

Bu iş için iyi **konuşma** becerileri önemlidir.

Speaking of movies, have you seen the new one with Tom Hanks?

**Filmlerden söz açılmışken**, Tom Hanks'in yeni filmini gördün mü?

Public speaking makes me nervous.

Topluluk önünde **konuşmak** beni heyecanlandırıyor.

Strictly speaking, that's not the right answer.

**Açıkçası konuşmak gerekirse**, bu doğru cevap değil.