sparkles” in Turkish

parıldarışıldar

Definition

Küçük parlak ışıklarla parlar veya neşeli ve canlı bir görünüm sergiler.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla gözler, mücevherler, su gibi parlayan şeyler için ya da mecazen canlandırmak ve sevinci göstermek için kullanılır ('her eyes sparkled').

Examples

The water sparkles on a sunny day.

Güneşli bir günde su **parıldar**.

The diamond sparkles in the sunlight.

Elmas, güneşte **ışıldar**.

Her dress sparkles with tiny beads.

Elbisesi küçük boncuklarla **parıldar**.

Her smile always sparkles when she sees her friends.

Arkadaşlarını görünce gülüşü her zaman **parıldar**.

The city sparkles at night from above.

Şehir gece yukarıdan **ışıldar**.

Her story really sparkles with imagination.

Hikayesi gerçekten hayal gücüyle **parıldar**.