“solely” in Turkish
yalnızcasadece
Definition
Sadece bir kişi, şey veya amaç için geçerli; başkalarını veya başka şeyleri kapsamaz.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ya da nötr cümlelerde kullanılır; vurgulamak istenen bölümden önce gelir. Fiziksel olarak 'yalnız' anlamında kullanılmaz.
Examples
Don't judge someone solely by their appearance.
Birini **yalnızca** dış görünüşüne göre yargılama.
The room is used solely for meetings.
Bu oda **yalnızca** toplantılar için kullanılır.
My decision was based solely on the facts.
Kararım **yalnızca** gerçeklere dayanıyordu.
This prize is solely for students.
Bu ödül **yalnızca** öğrenciler için.
He is solely responsible for the mistake.
Bu hatadan **yalnızca** o sorumludur.
They hired her solely because of her experience.
Onu **yalnızca** deneyimi için işe aldılar.