“solace” in Turkish
Definition
Üzgün veya sıkıntılı olduğunda hissedilen içsel rahatlık ya da huzur, ya da bu hissi sağlayan şey.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'teselli bulmak', 'teselli aramak' gibi kalıplarla geçer; günlük fiziksel rahatlık için kullanılmaz, daha çok duygusal veya edebi durumlarda rastlanır.
Examples
Reading is a source of solace for many people.
Okumak, birçok kişi için **teselli** kaynağıdır.
After her loss, she found solace in her family.
Kaybından sonra, ailesinde **teselli** buldu.
Music brings him solace when he is stressed.
Müzik, stresli olduğunda ona **teselli** getiriyor.
She couldn't find solace in anything after the breakup.
Ayrılıktan sonra hiçbir şeyde **teselli** bulamadı.
Sometimes a walk in nature can offer unexpected solace.
Bazen doğada yürüyüş yapmak beklenmedik bir **teselli** sunabilir.
People seek solace online when they feel lonely.
İnsanlar kendilerini yalnız hissettiklerinde internette **teselli** arar.