“soft” in Turkish
Definition
Sert veya kaba olmayan, dokununca rahat ve kolay bastırılabilen şeyleri tanımlar. Ayrıca ses, ışık veya davranışın nazik ve hafif olduğunu anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle doku için: 'yumuşak yastık', 'yumuşak cilt'. Ses ve ışık için: 'yumuşak müzik', 'yumuşak ışık'. Kişilik veya konuşmada nezaket için: 'yumuşak ses tonu'. 'Smooth' (düz/akıcı) ile karıştırmayın.
Examples
This blanket is very soft.
Bu battaniye çok **yumuşak**.
She has soft hands.
Onun **yumuşak** elleri var.
Please speak in a soft voice.
Lütfen **yumuşak** bir sesle konuşun.
I like the soft light in this room in the evening.
Akşamları bu odadaki **yumuşak** ışığı seviyorum.
The song starts soft and then gets louder.
Şarkı **yumuşak** başlar ve sonra daha yüksek olur.
He may look tough, but he's actually pretty soft with kids.
Sert görünebilir ama çocuklara karşı oldukça **yumuşak** biridir.