socket” in Turkish

prizsoket

Definition

Bir şeyin yerleştirilebildiği yuva veya delik; çoğunlukla elektrikli cihazlar için prize veya makinede bir parçanın oturduğu bölüme denir.

Usage Notes (Turkish)

Günlük dilde ‘priz’ elektrik için, ‘soket’ ise çeşitli cihazlarda parçaların girdiği yuvadır. ‘Plug’ (fiş) giriş, ‘socket’ (priz veya yuva) ise girdiği kısımdır.

Examples

Please plug the charger into the socket.

Lütfen şarj aletini **prize** tak.

The lamp won’t work if the socket is broken.

**Priz** bozuksa lamba çalışmaz.

He needs a different socket for his device.

Cihazı için farklı bir **priz** gerekiyor.

Can you check if there’s a free socket near the table?

Masanın yakınında boş bir **priz** var mı bakabilir misin?

The lightbulb isn’t fitting in the socket properly.

Ampul **yuvaya** tam oturmuyor.

My computer’s network socket stopped working after the storm.

Fırtınadan sonra bilgisayarımın ağ **soketi** çalışmamaya başladı.