smuggler” in Turkish

kaçakçı

Definition

Kaçakçı; malları ya da insanları gizlice ülkeye sokan veya çıkaran kişidir, genellikle yasaları veya vergileri aşmak için yapılır.

Usage Notes (Turkish)

Genelde 'uyuşturucu kaçakçısı', 'insan kaçakçısı', 'silah kaçakçısı' gibi kollokasyonlarla kullanılır ve daima olumsuz, suç ve tehlike ile ilgili bir sözdür.

Examples

The police caught a smuggler at the border.

Polis sınırda bir **kaçakçı**yı yakaladı.

A smuggler tried to bring in illegal goods.

Bir **kaçakçı** yasadışı malları getirmeye çalıştı.

The smuggler hid the jewelry in his bag.

**Kaçakçı**, mücevherleri çantasında sakladı.

Turns out, the guy next to me on the bus was a smuggler!

Meğerse, otobüste yanımdaki adam bir **kaçakçı**ymış!

They say the famous smuggler escaped by boat last night.

Ünlü **kaçakçı** dün gece tekneyle kaçmış diyorlar.

That movie about the animal smuggler was really intense.

O hayvan **kaçakçısı** hakkında yapılan film gerçekten çok heyecanlıydı.