“smuggled” in Turkish
Definition
Yasal izin olmadan, gizlice bir yere sokulan veya çıkarılan şeyler için kullanılır. Genellikle ülke sınırlarıyla ilgilidir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yasa dışı ticarette, sınırdan gizlice geçirilen ürünler için kullanılır. 'goods', 'drugs', 'weapons' ile sık geçer. Açıkça taşınan veya yasal ürünler için kullanılmaz.
Examples
The police found smuggled cigarettes in the truck.
Polis kamyonda **kaçak** sigaraları buldu.
He bought smuggled goods at the market.
O, pazarda **kaçak** mal aldı.
The rare birds were smuggled into the country.
Nadir kuşlar ülkeye **kaçak** olarak getirildi.
The smuggled paintings were worth millions on the black market.
**Kaçak** tablolar kara piyasada milyonlar değerindeydi.
Customs agents found a suitcase full of smuggled jewelry.
Gümrük memurları **kaçak** mücevher dolu bir bavul buldu.
He was arrested for selling smuggled electronics online.
**Kaçak** elektronik sattığı için tutuklandı.