smuggle” in Turkish

kaçakçılık yapmakgizlice geçirmek

Definition

Bir şeyi gizlice ve yasa dışı olarak, özellikle sınırdan geçirmek veya taşımak.

Usage Notes (Turkish)

Yasa dışı ve gizli işler için kullanılır. 'Uyuşturucu kaçakçılığı yapmak', 'ülkeye kaçak geçirmek' gibi ifadeler yaygındır. Eylem yasa dışıdır, ürün yasal olsa da.

Examples

They tried to smuggle alcohol into the country.

Ülkeye alkol **kaçakçılık yapmak** istediler.

The police arrested him for trying to smuggle diamonds.

Polis, elması **kaçakçılık yapmak** isterken onu tutukladı.

It's risky to smuggle goods; you could end up in jail.

Mal **kaçakçılığı yapmak** risklidir; hapse girebilirsin.

Some people smuggle birds to sell them illegally.

Bazı kişiler, kuşları yasa dışı şekilde satmak için **kaçakçılık yapmak**tır.

He managed to smuggle a phone into the prison.

O, cezaevine telefon **kaçakçılık yapmak** suretiyle sokmayı başardı.

The gang was caught trying to smuggle people across the border.

Çete, insanları sınırdan **kaçakçılık yapmak** isterken yakalandı.