“slaughter” in Turkish
Definition
Yemek için hayvanları öldürmek veya çok sayıda insan ya da hayvanı acımasızca öldürmek.
Usage Notes (Turkish)
'kesim' hayvanlar için, 'katliam' toplu ve acımasız öldürme için. 'cattle slaughter': 'sığır kesimi', 'brutal slaughter': 'vahşi katliam'.
Examples
After the war, stories of slaughter spread quickly.
Savaştan sonra **katliam** hikayeleri hızla yayıldı.
The protesters compared factory farming to animal slaughter.
Protestocular, fabrika çiftçiliğini hayvan **katliamı** ile kıyasladı.
He couldn’t watch the movie because of the graphic scenes of slaughter.
Filmdeki grafik **katliam** sahneleri yüzünden izleyemedi.
The farm uses a special area to slaughter chickens.
Çiftlik, tavukları **kesmek** için özel bir alan kullanıyor.
Many animals are slaughtered for food every day.
Her gün birçok hayvan yiyecek için **kesiliyor**.
The slaughter of innocent people shocked the world.
Masum insanların **katliamı** dünyayı şoke etti.