“seduction” in Turkish
Definition
Birini çekici göstererek ya da cazibeyle, genellikle beklenmedik bir şeye ikna etme veya romantik olarak etkileme eylemi.
Usage Notes (Turkish)
Hem romantik/cinsel hem de mecazi ('gücün baştan çıkarıcılığı') anlamda kullanılır. Biraz edebi veya resmi bir kelimedir; gündelik konuşmalarda romantik dışı konular için kullanmak aşırı dramatik gelebilir.
Examples
The movie tells a story of seduction and betrayal.
Film, **baştan çıkarma** ve ihanet hikâyesini anlatıyor.
Seduction is part of many romantic novels.
Birçok romantik romanda **baştan çıkarma** bulunur.
He used seduction to get her attention.
Onun dikkatini çekmek için **baştan çıkarma** kullandı.
She laughed at the idea that seduction was always about romance.
**Baştan çıkarma**nın her zaman romantizmle ilgili olduğu fikrine güldü.
There's a certain seduction in taking risks and chasing dreams.
Risk almak ve hayallerin peşinden gitmekte bir tür **baştan çıkarıcılık** var.
The seduction of city life makes it hard for people to leave.
Şehir hayatının **baştan çıkarıcılığı** insanları ayrılmaktan alıkoyar.