“seduce” in Turkish
Definition
Birini çekicilik veya cazibeyle romantik ya da cinsel ilişkiye ikna etmek; bazen de birini yanlış veya mantıksız bir şeye teşvik etmek.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla romantik veya cinsel anlamda kullanılır, ama birini kötü bir şeye yönlendirmek için de söylenebilir. 'Seduce into crime' ifadesi gibi.
Examples
He tried to seduce her with flowers and compliments.
Ona çiçekler ve iltifatlarla onu **baştan çıkarmaya** çalıştı.
Some advertisements are made to seduce customers.
Bazı reklamlar, müşterileri **baştan çıkarmak** için yapılmıştır.
He tried to seduce me into skipping class.
Derse girmemem için beni **baştan çıkarmaya** çalıştı.
She knows how to seduce with just a smile.
Sadece bir gülümsemeyle nasıl **baştan çıkarılacağını** biliyor.
He was seduced by the idea of easy money.
Kolay para fikriyle **baştan çıkarıldı**.
Don't let them seduce you into taking unnecessary risks.
Onların seni gereksiz risklere **baştan çıkarmasına** izin verme.