“scruples” in Turkish
Definition
Bir şeyin ahlaki olarak doğru ya da yanlış olup olmadığı konusunda vicdanen duyulan kuşku veya rahatsızlık.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle çoğul hâliyle ve resmî dilde kullanılır. 'have no scruples about' gibi kalıplarda ahlaki tereddüt anlamında geçer; genel kaygı değil, ahlaki çekince için kullanılır.
Examples
He had scruples about lying to his friend.
Arkadaşına yalan söylemek konusunda **vicdan azabı** yaşadı.
Some people have no scruples about cheating.
Bazı insanların hile yapmak konusunda hiç **vicdan azabı** yoktur.
Her scruples kept her from taking the money.
Onun **vicdan azabı**, parayı almasına engel oldu.
He has no scruples when it comes to getting what he wants.
İstediğini elde etmek söz konusu olunca hiç **vicdan azabı** yoktur.
Despite his scruples, he agreed to help cover up the truth.
**Vicdan azabı** duymasına rağmen gerçeği örtbas etmeye yardım etmeyi kabul etti.
People with strong scruples might struggle in tough business environments.
Güçlü **vicdan azabı** duyan kişiler zor iş ortamlarında zorlanabilir.