“savior” in Turkish
Definition
Kurtarıcı, birini tehlike, zarar veya zor durumdan kurtaran kişidir. Sıklıkla dini veya mecazi anlamda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve edebi bir kelimedir; dini veya mecazi anlamlarda (‘en zor anımda bir kurtarıcı gibi’) sıkça kullanılır. Günlük konuşmada daha az rastlanır. 'server' veya 'saver' ile karıştırmayın.
Examples
The firefighter was a savior to the family.
İtfaiyeci aile için bir **kurtarıcı** oldu.
For many people, hope is a savior in hard times.
Birçok insan için umut zor zamanların **kurtarıcısıdır**.
She called him her savior after he helped her.
Ona yardım ettiğinde ona **kurtarıcı**sı dedi.
After the accident, the nurse was like a savior to me.
Kaza sonrası hemşire benim için adeta bir **kurtarıcı** gibiydi.
Some people see technology as the savior of the modern world.
Bazı insanlar teknolojiyi modern dünyanın **kurtarıcısı** olarak görür.
He showed up out of nowhere and became the team's unexpected savior.
Bir anda ortaya çıktı ve takımın beklenmedik **kurtarıcısı** oldu.