“rival” in Turkish
Definition
Aynı hedef için sizinle yarışan kişiye veya gruba 'rakip' denir. Bazen bir şeyin seviyesine erişmek anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Sıkça spor ve iş dünyasında kullanılır. 'Başlıca rakip', 'ezeli rakip' gibi kalıplar yaygın. 'Düşman'dan farklı olarak sadece rekabet anlamı taşır.
Examples
They're not just competitors, they're long-time rivals with a lot of history.
Onlar sadece rakip değil, uzun bir geçmişe sahip **ezeli rakipler**dir.
No smartphone on the market can rival this camera's quality.
Piyasadaki hiçbir akıllı telefon bu kameranın kalitesiyle **boy ölçüşemez**.
Tom is my biggest rival in running competitions.
Tom, koşu yarışmalarında benim en büyük **rakibim**.
Our team played against our rivals yesterday.
Takımımız dün **rakiplerimizle** karşılaştı.
Pepsi is a famous rival of Coca-Cola.
Pepsi, Coca-Cola'nın ünlü bir **rakibidir**.
Growing up, my sister and I were always a bit rival when it came to grades.
Çocukken, kız kardeşimle notlar konusunda her zaman biraz **rakiptik**.