“rim” in Turkish
Definition
Bir şeyin etrafındaki kenar; özellikle tekerlek, kupa veya basketbol potasının yuvarlak kenarı.
Usage Notes (Turkish)
'Rim' genellikle tekerlek, kupa ağzı ya da basket potası kenarı için kullanılır. Düz yüzey kenarları için kullanılmaz (ör. masa). Bazen mecazla da kullanılır ('on the rim of the volcano').
Examples
The tea spilled over the rim of the cup.
Çay, fincanın **kenarından** taştı.
The rim of the wheel was rusty.
Tekerleğin **jantı** paslanmıştı.
He bought a new rim for his bike.
Bisikleti için yeni bir **jant** aldı.
She gently ran her finger along the rim of the wine glass.
Şarabın kadehinin **kenarına** nazikçe parmağını sürdü.
The basketball bounced off the rim and missed the shot.
Basket topu **janttan** sekip kaçtı.
They camped right on the rim of the Grand Canyon, watching the sunrise.
Onlar gün doğumunu izlerken Grand Canyon'un **kenarında** kamp kurdular.