“ridden” in Turkish
Definition
'ridden' fiili 'ride'ın geçmiş zaman ortacı olup, birinin ya da bir şeyin at, bisiklet veya araç gibi bir şeye binmiş olduğunu anlatır. Ayrıca 'disease-ridden' gibi kelimelerde 'dolup taşan' ya da 'etkisi altında olan' anlamı taşır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle geçmiş zaman ortacı olarak kullanılır ('have ridden'). Bileşik sıfatlarda ('disease-ridden') 'dolup taşan' ya da 'etkisi altında' anlamı verir. Tek başına şimdiki ya da basit geçmiş zaman için kullanılmaz; 'ride' veya 'rode' kullanılır.
Examples
He has ridden a horse before.
Daha önce ata **binmişti**.
She has never ridden a bicycle.
Hiç bisiklete **binmemiş**.
Many roads in the area are ridden by cyclists every day.
Bölgedeki birçok yol günlük olarak bisikletçiler tarafından **kullanılıyor**.
I've never ridden in a hot air balloon, but I would love to try it one day.
Hiç sıcak hava balonuna **binmedim**, ama bir gün denemek isterim.
That house is absolutely riddled with problems—it's practically crime-ridden.
O ev baştan aşağı sorun dolu—neredeyse suçla **kuşatılmış**.
After the storm, the neighborhood looked debris-ridden and abandoned.
Fırtınadan sonra mahalle **enkazla dolu** ve terkedilmiş gibi görünüyordu.