"retaliate" in Turkish
Definition
Birisi size zarar verdiğinde siz de ona benzer şekilde zarar verirsiniz. Genellikle ciddi çatışmalarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genelde ciddi veya resmi konularda ('hukuk', 'siyaset', çatışma) kullanılır; basit tepkiler için uygun değildir, ciddi bir karşılığı anlatır. 'retaliation' ismi ve 'revenge' ile karıştırılmamalıdır.
Examples
If someone hits you, you should not retaliate.
Birisi sana vurursa, **misilleme yapmamalısın**.
The country decided to retaliate against the attack.
Ülke, saldırıya karşı **misilleme yapmaya** karar verdi.
He felt angry but chose not to retaliate.
O kızgındı ama **misilleme yapmamayı** seçti.
The company threatened to retaliate if the union went on strike.
Şirket, sendika greve giderse **misilleme yapacağını** tehdit etti.
Don’t worry, I’m not going to retaliate—let’s just move on.
Endişelenme, **misilleme yapmayacağım**—hadi unutup devam edelim.
Online arguments often escalate when people retaliate instead of listening.
Çevrimiçi tartışmalar insanlar **misilleme yapmak** yerine dinlemediğinde çoğu zaman büyür.