“resent” in Turkish
Definition
Bir durumu adaletsiz bulduğun için içten içe kızmak veya kırılmak. Genelde kişiye değil, davranışa veya duruma yöneliktir.
Usage Notes (Turkish)
'resent' genelde bir kişiden ziyade bir olay ya da duruma karşı hissettiğin duygudur. 'resent doing something' ve 'resent someone for something' gibi kalıplar yaygındır. 'recent' ile karıştırmayın.
Examples
She resents having to work extra hours.
Fazla mesai yapmak zorunda kaldığı için **güceniyor**.
He resents being treated unfairly.
Haksız muameleye uğradığı için **içerleniyor**.
Children sometimes resent strict rules at home.
Çocuklar evdeki katı kurallara bazen **içerlerler**.
I didn’t mean to make you resent me.
Seni bana karşı **gücenmiş** duruma düşürmek istemedim.
They often resent how little recognition they get.
Çoğu zaman az takdir edilmelerine **içerlerler**.
If you keep doing his work, he might start to resent you.
Onun işini yapmaya devam edersen, sana karşı **gücenmeye** başlayabilir.