repulsive” in Turkish

iğrençtiksindirici

Definition

Çok rahatsız edici, tiksindirici veya kaçınmak isteyeceğiniz bir şey.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle yazılı veya resmi dilde kullanılır. Dış görünüş, koku veya davranış gibi şeylerdeki güçlü bir tiksintiyi anlatmak için uygundur; 'repulsive behavior', 'repulsive smell' gibi ifadelerde kullanılır. Hafif rahatsızlıklar için uygun değildir.

Examples

The food looked so repulsive that I couldn't eat it.

Yemek o kadar **iğrenç** görünüyordu ki yiyemedim.

I find the idea of cheating completely repulsive.

Aldatma fikrini tamamen **iğrenç** buluyorum.

Some insects look so repulsive that people scream when they see them.

Bazı böcekler o kadar **iğrenç** görünüyor ki insanlar görünce çığlık atıyor.

The smell coming from the garbage was repulsive.

Çöpten gelen koku inanılmaz derecede **iğrenç**ti.

His behavior at the party was repulsive.

Partideki davranışları gerçekten **tiksindiriciydi**.

The politician's remarks were so repulsive that even his supporters were shocked.

Siyasetçinin açıklamaları o kadar **tiksindiriciydi** ki kendi destekçileri bile şok oldu.