renaissance” in Turkish

Rönesans

Definition

Tarihte özellikle Avrupa'da (14.–17. yüzyıllar) sanat, edebiyat ve bilimin yeniden canlandığı bir dönem. Bir şeyin tekrar önem kazanması ya da aktif hale gelmesi için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle tarihsel veya sanatsal bağlamda (büyük harfle) kullanılır. Küçük harfle yazılırsa genel bir canlanmayı ifade eder ('jazz'da bir rönesans gibi). Gündelik 'yeniden doğuş' için 'canlanma', 'yeniden çıkış' uygundur.

Examples

The Renaissance began in Italy in the 14th century.

**Rönesans** 14. yüzyılda İtalya'da başladı.

Many famous artists lived during the Renaissance.

Birçok ünlü sanatçı **Rönesans** döneminde yaşadı.

The city experienced a cultural renaissance after the new museum opened.

Yeni müze açıldıktan sonra şehirde kültürel bir **rönesans** yaşandı.

There's been a real renaissance in vinyl records lately.

Son zamanlarda plaklarda gerçek bir **rönesans** yaşanıyor.

You could say technology is going through its own renaissance.

Teknolojinin kendi **rönesansını** yaşadığını söyleyebiliriz.

She's having a creative renaissance after years of writer's block.

Yıllarca yazma tıkanıklığından sonra yaratıcı bir **rönesans** yaşıyor.