“relieving” in Turkish
Definition
Ağrı, stres veya rahatsızlığı azaltmak ya da zor bir şey geçince görülen rahatlama hissi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle devam eden bir işlemi anlatır; örneğin 'relieving pain' acıyı azaltmak anlamında, tamamen yok etmek değil. Tıp ve duygusal durumlarda yaygın.
Examples
He is relieving the pressure on his injured leg.
Yaralı bacağındaki baskıyı **hafifletiyor**.
The cool breeze is relieving the heat.
Serin esinti, sıcaklığı **rahatlatıyor**.
Talking with friends is really relieving my stress after a long day.
Arkadaşlarla konuşmak uzun bir günün sonunda stresimi gerçekten **hafifletiyor**.
It's relieving to finally get some good news.
Sonunda iyi haber almak gerçekten çok **rahatlatıcı**.
Deep breathing exercises can be very relieving during times of anxiety.
Derin nefes egzersizleri kaygı zamanlarında çok **rahatlatıcı** olabilir.
This medicine is relieving my headache.
Bu ilaç baş ağrımı **rahatlatıyor**.