refreshing” in Turkish

ferahlatıcıyenilikçi

Definition

Kendinizi serin, temiz veya enerjik hissettiren şeyleri tanımlar, özellikle yorgunluk, sıcaklık veya sıkıcılıktan sonra. Hoş bir yenilik anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle içecekler, hava, duş ya da yeni fikirler için kullanılır. Hem resmî hem gayriresmî ortamlara uygundur. Sadece serinlik değil, yeni bir bakış açısından da söz edebilir.

Examples

A cold lemonade is very refreshing on a hot day.

Sıcak bir günde soğuk limonata çok **ferahlatıcı**.

The cool breeze feels refreshing after working outside.

Dışarıda çalıştıktan sonra esen serin rüzgar çok **ferahlatıcı** hissettiriyor.

Taking a shower in the morning is refreshing.

Sabahları duş almak gerçekten çok **ferahlatıcı**.

It's refreshing to meet someone so honest these days.

Bugünlerde bu kadar dürüst birini görmek gerçekten **yenilikçi** bir his.

Her ideas are really refreshing compared to the usual discussion.

Onun fikirleri sıradan tartışmaya göre gerçekten **yenilikçi**.

A quick swim in the lake was just the refreshing break I needed.

Göldeki kısa bir yüzme tam ihtiyacım olan **ferahlatıcı** bir molaydı.