“refined” in Turkish
Definition
İstenmeyen maddelerden arındırılmış veya saflaştırılmış olan; ayrıca gösterişli, nezih veya kaliteli olan kişi ya da şeyler için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Rafine şeker', 'rafine yağ' gibi maddeler için saflığı belirtir; 'zarif zevk', 'zarif davranış' gibi terimlerle de nezaket veya inceliği anlatır. Biraz resmî bir kelimedir.
Examples
This cake is made with refined sugar.
Bu kek **rafine** şekerle yapılmıştır.
She has very refined manners.
Onun çok **zarif** davranışları var.
Oil must be refined before it can be used as fuel.
Yağ yakıt olarak kullanılmadan önce **rafine** edilmelidir.
He's got such a refined sense of humor—very subtle and clever.
Onun öyle bir **zarif** mizah anlayışı var ki—çok ince ve zekice.
After years of practice, her technique became quite refined.
Yıllarca pratikten sonra tekniği oldukça **zarif** hale geldi.
You can tell he comes from a refined background just by the way he speaks.
Sadece konuşma şeklinden **zarif** bir geçmişten geldiği anlaşılabiliyor.