“reed” in Turkish
Definition
Genellikle su yanında yetişen uzun ve ince bir bitki. Ayrıca bazı müzik aletlerinde ses üretmek için kullanılan ince bir parça anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
En çok bitki anlamıyla kullanılır; müzikteyse özel olarak bazı nefesli çalgılardaki ince parçaya işaret eder. "read" (okumak) ile karıştırmayın.
Examples
A reed was growing by the river.
Nehir kenarında bir **kamış** büyüyordu.
The duck hid in the reeds.
Ördek **kamışların** arasında saklandı.
I need a new reed for my clarinet.
Klarinetim için yeni bir **dil**e ihtiyacım var.
The wind moving through the reeds made a soft, whispering sound.
Rüzgar **kamışların** içinden geçerken yumuşak, fısıldayan bir ses çıkardı.
My sax sounds terrible when the reed is too dry.
**Dil** fazla kuru olduğunda saksafonum çok kötü ses çıkarıyor.
We walked along the lake until the path disappeared into the reeds.
Göl boyunca yürüdük; yol **kamışlar**ın arasında kaybolana kadar.