rectify” in Turkish

düzeltmektashih etmek

Definition

Yanlış olan bir şeyi düzeltmek veya doğru hale getirmek. Genellikle resmi veya profesyonel ortamlarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ve kurumsal ortamda, genellikle 'rectify an error', 'rectify the situation' gibi kullanılır. Gündelik ve küçük düzeltmeler için 'tamir etmek', 'doğrulamak' tercih edilir.

Examples

We must rectify the mistake before submitting the report.

Raporu teslim etmeden önce hatayı **düzeltmemiz** gerekiyor.

The company is working to rectify the problem.

Şirket, sorunu **düzeltmek** için çalışıyor.

Can you rectify this error?

Bu hatayı **düzeltebilir** misiniz?

It took months to rectify the billing issue with my account.

Hesabımdaki fatura sorununu **düzeltmek** aylar sürdü.

Please let us know if there’s anything we need to rectify.

Düzeltmemiz gereken bir şey varsa lütfen bize bildirin.

They promised to rectify the situation right away.

Durumu hemen **düzelteceklerine** söz verdiler.