“receptor” in Turkish
Definition
Reseptör, bir hücrede veya sistemde sinyalleri (kimyasal madde, ışık ya da ses gibi) alan ve buna yanıt veren bölümdür. Genellikle vücuttaki sinyalleri algılayan proteinleri ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime bilimsel, biyolojik ve tıbbi bağlamda yaygındır; günlük konuşmada nadir kullanılır. Çoğunlukla 'hormon', 'nörotransmitter' veya 'hücre' ile birlikte geçer. 'Resepsiyon' veya bir cihaz anlamıyla karıştırmayın.
Examples
Some medicines block pain receptors in the brain.
Bazı ilaçlar, beyindeki ağrı **reseptörlerini** bloke eder.
A hormone binds to its receptor in the cell membrane.
Bir hormon, hücre zarındaki kendi **reseptörüne** bağlanır.
Light detected by an eye's receptors helps us see.
Gözdeki ışık **reseptörleri** sayesinde görebiliriz.
Your nose has different smell receptors for every type of scent.
Burnunuzda her bir koku türü için farklı **reseptörler** bulunur.
Many viruses enter the body by attaching to cell receptors.
Birçok virüs, hücre **reseptörlerine** tutunarak vücuda girer.
Caffeine keeps you awake by blocking certain receptors in your brain.
Kafein, beyindeki bazı **reseptörleri** engelleyerek uyanık kalmanı sağlar.