“purity” in Turkish
Definition
Herhangi bir kirlilikten arınmış, tamamen temiz olma durumu; genellikle kusursuz bir şeyi ya da saf ve dürüst birisini tanımlarken kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle su, hava, niyet veya karakter anlatılırken kullanılır. Yaygın ifadeler: 'altının saflığı', 'ahlaki saflık', 'kalbin saflığı'. Daha resmi ya da şiirsel; fiziksel temizlikte 'temizlik' kullanılır.
Examples
We test the purity of drinking water before using it.
Kullanımdan önce içme suyunun **saflığını** test ederiz.
The gold was valued for its high purity.
Altın, yüksek **saflığı** için değer gördü.
Children are often admired for their purity and honesty.
Çocuklar genellikle **saflık**ları ve dürüstlükleriyle beğenilir.
He spoke about the purity of his intentions, hoping people would trust him.
Niyetlerinin **saflığı** hakkında konuştu ve insanların ona güvenmesini umdu.
This new product promises the highest purity on the market.
Bu yeni ürün, piyasadaki en yüksek **saflığı** vaat ediyor.
There's a certain purity in the way she looks at the world—like nothing could ever corrupt her.
Dünyaya bakışında bir **saflık** var—sanki onu hiçbir şey bozamaz gibi.