purest” in Turkish

en safen berrak

Definition

'Purest', bir şeyin diğerlerinden en saf, katkısız veya en doğal hali olduğunu belirtir. Hiçbir yabancı madde, karışım veya olumsuzluk içermez.

Usage Notes (Turkish)

Üç veya daha fazla şey karşılaştırıldığında en saf olanı tanımlar. Maddeler ('purest water'), niyetler ('purest intentions') ve soyut kavramlar için kullanılır.

Examples

This is the purest water I have ever tasted.

Bu, şimdiye kadar tattığım en **saf** su.

She always acts with the purest intentions.

O her zaman **en saf** niyetlerle hareket eder.

Diamonds from this mine are among the purest in the world.

Bu madendeki elmaslar, dünyanın en **saf** elmasları arasındadır.

His love for his family is the purest kind you'll ever see.

Ailesine olan sevgisi, görebileceğiniz **en saf** türdendir.

This is music in its purest form—no extra effects, just raw talent.

Bu, müziğin **en saf** hali—ekstra efekt yok, sadece ham yetenek.

You can really taste the difference in the purest olive oils.

Gerçekten, **en saf** zeytinyağlarındaki farkı tadabilirsiniz.