“puncture” in Turkish
Definition
Keskin bir cisimle oluşmuş küçük delik veya böyle bir deliğin açılması. Genellikle lastik patlaklarında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'lastik patlağı' anlamında yaygındır; 'stab' (şiddetli delme) veya 'hole' (her boyutta delik) ile karıştırma. Hem isim hem fiil olarak geçer.
Examples
I have a puncture in my bicycle tire.
Bisikletimin lastiğinde **patlak** var.
The doctor made a small puncture in my arm for the blood test.
Doktor, kan testi için koluma küçük bir **delik** açtı.
There was a puncture in the ball, so we couldn’t use it.
Topta **delik** vardı, bu yüzden kullanamadık.
I got a flat because I hit a nail and got a puncture.
Bir çiviye çarptım ve **patlak** oldu, bu yüzden lastiğim indi.
Can you fix this puncture or do we need a new tube?
Bu **patlak**ı tamir edebilir misin, yoksa yeni bir tüpe mi ihtiyacımız var?
The balloon made a loud pop after a puncture.
Balon, bir **delik**ten sonra yüksek sesle patladı.