“prove” in Turkish
Definition
Bir şeyin doğru olduğunu kanıt, bilgi veya mantıkla göstermek; bir ifadenin veya inancın doğru olduğunu ispatlamak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ya da nötr bir anlamda kullanılır. Sıklıkla 'prove right/wrong', 'prove yourself', 'prove a point' gibi ifadelerde geçer. Ardından 'that' veya isim gelebilir. 'Test' (denemek) ile aynı değildir, kesin olarak kanıtlamaktır.
Examples
Can you prove your answer is correct?
Cevabının doğru olduğunu **kanıtlayabilir** misin?
The scientist tried to prove his theory.
Bilim insanı teorisini **kanıtlamaya** çalıştı.
He could not prove what he said.
Söylediklerini **kanıtlayamadı**.
I just want to prove I'm ready for this job.
Sadece bu işe hazır olduğumu **kanıtlamak** istiyorum.
She worked hard to prove everyone wrong.
Herkese yanlış olduklarını **kanıtlamak** için çok çalıştı.
Do you always need to prove your point in every argument?
Her tartışmada fikrini **kanıtlaman** gerekiyor mu?