“prisoner” in Turkish
Definition
Hapishanede veya başka bir şekilde özgürlüğü elinden alınmış kişi; genellikle suç işlediği ya da savaş sırasında esir düştüğü için tutulur.
Usage Notes (Turkish)
Suçtan ötürü tutulan kişilere sıklıkla denir, ancak savaş esiri anlamı da vardır. 'inmate' ise hapishanedekiler için kullanılır. 'Savaş mahkumu', 'siyasi mahkum' gibi kalıplar yaygındır.
Examples
They moved the prisoner to another room.
Onlar **mahkumu** başka bir odaya taşıdılar.
The prisoner sat quietly in the cell.
**Mahkum** hücrede sessizce oturdu.
The guard gave the prisoner some water.
Gardiyan **mahkuma** biraz su verdi.
The movie is about a soldier who becomes a prisoner of war.
Film bir askerin **savaş mahkumu** olmasını konu alıyor.
He felt like a prisoner in his own home after the accident.
Kazadan sonra kendi evinde kendini **mahkum** gibi hissetti.
The journalist wrote a report about a political prisoner.
Gazeteci bir **siyasi mahkum** hakkında haber yazdı.