“primal” in Turkish
Definition
Başlangıçtan beri var olan, temel içgüdülere veya çok derin duygulara ilişkin olan şey.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle edebi, psikolojik bağlamlarda kullanılır; 'primal fear', 'primal instincts' gibi kalıplarda görülür. 'Primary' ile aynı değildir.
Examples
The artist used primal colors in his painting.
Sanatçı, tablosunda **ilkel** renkler kullandı.
Loud noises can trigger a primal fear.
Yüksek sesler **ilkel** bir korkuyu tetikleyebilir.
There's something primal about a campfire under the stars.
Yıldızların altında kamp ateşi yakmakta **ilkel** bir şeyler var.
Sometimes anger feels so primal you can't control it.
Bazen öfke o kadar **ilkel** gelir ki, kontrol edilemez.
The movie taps into our primal fears of the unknown.
Film, bilinmeyene dair **ilkel** korkularımıza dokunuyor.
Humans have primal instincts for survival.
İnsanların hayatta kalmaya yönelik **ilkel** içgüdüleri vardır.