previous” in Turkish

önceki

Definition

Mevcut zamandan veya olaydan önce olan, var olan veya bahsedilen bir şeyi tanımlar. Genellikle bir şeyin hemen öncesinde olanı belirtir.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik ve resmi dilde yaygın kullanılır. Genellikle isimlerden önce gelir: 'previous job', 'previous page'. 'Former' artık geçerli olmayan durumları, 'previous' ise sıralama veya zamanı vurgular.

Examples

I liked your previous idea better.

**Önceki** fikrini daha çok beğendim.

Please read the previous page again.

Lütfen **önceki** sayfayı tekrar okuyun.

This phone is better than my previous one.

Bu telefon, benim **önceki** telefonumdan daha iyi.

As I mentioned in my previous email, the meeting starts at nine.

**Önceki** e-postamda belirttiğim gibi toplantı saat dokuzda başlayacak.

The new manager wants to change some decisions made by the previous team.

Yeni müdür, **önceki** ekibin aldığı bazı kararları değiştirmek istiyor.

I don't remember her previous address, but I know she used to live nearby.

Onun **önceki** adresini hatırlamıyorum ama yakınlarda oturduğunu biliyorum.