“pressing” in Turkish
Definition
Hemen ilgilenilmesi gereken, çok önemli veya acil olan bir durumu ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ya da yarı-resmi ortamlarda kullanılır. 'pressing issue', 'pressing need' gibi ifadelerde sık geçer. Önemsiz durumlar için kullanılmaz.
Examples
This is a pressing problem that needs to be solved today.
Bu, bugün çözülmesi gereken **acil** bir sorun.
There is a pressing need for clean water in this area.
Bu bölgede temiz suya **acil** ihtiyaç var.
She left the meeting because of a pressing phone call.
O, **acil** bir telefon çağrısı nedeniyle toplantıdan ayrıldı.
We're postponing the picnic because some pressing issues came up at work.
İş yerinde bazı **acil** sorunlar çıktığı için pikniği erteliyoruz.
I can't talk right now—there's something pressing I need to handle.
Şu anda konuşamam—**acil** halletmem gereken bir şey var.
Dealing with pressing deadlines is part of my job.
**Acil** teslim tarihleriyle başa çıkmak işimin bir parçası.