“presenting” in Turkish
Definition
Bir şeyi izleyici veya topluluğa resmî veya yapılandırılmış şekilde sunmak, göstermek ya da tanıtmak. Genellikle toplantı, sınıf veya sahne ortamlarında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmî ya da iş ortamlarında kullanılır: 'sunmak bir rapor', 'ödül sunmak'. Fikir ya da kişileri izleyiciye tanıtmak için de geçerlidir. Kuru bir 'vermek'ten daha planlı ve dikkat çekici bir sunumdur.
Examples
He is presenting his project to the class.
O, projesini sınıfa **sunuyor**.
She is presenting the weather on TV tonight.
O, bu akşam televizyonda havayı **sunuyor**.
I am presenting my research at the conference.
Ben konferansta araştırmamı **sunuyorum**.
She's nervous about presenting in front of so many people.
Bu kadar çok kişinin önünde **sunum yapmak** ona heyecan veriyor.
After presenting, he answered all the audience’s questions.
**Sunumu** bitirdikten sonra, seyircilerin bütün sorularını cevapladı.
They’re presenting a new product this afternoon at the launch event.
Bu öğleden sonra lansman etkinliğinde yeni bir ürünü **sunuyorlar**.