presentable” in Turkish

düzgün görünüşlüdüzgün

Definition

Birinin başkalarının karşısına çıkmaya uygun, temiz ve düzenli görünmesi anlamına gelir, özellikle kıyafet veya görünüş için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle kıyafet, saç veya genel görünüş hakkında, önemli bir toplantı ya da buluşma öncesinde söylenir. Resmi veya şık anlamında değil, sadece 'yeterince iyi' demektir.

Examples

Do you think this shirt is presentable for the party?

Sence bu gömlek parti için **düzgün** mü?

I'm not really presentable yet—give me five more minutes!

Henüz **düzgün** değilim—bana beş dakika daha ver!

He wore clean clothes to look presentable at the interview.

Mülakatta **düzgün görünüşlü** olmak için temiz kıyafetler giydi.

My room is not presentable for guests right now.

Odam şu anda misafirler için **düzgün** değil.

She brushed her hair to look more presentable.

Daha **düzgün görünüşlü** olmak için saçlarını taradı.

After a long flight, I didn’t feel presentable at all.

Uzun bir uçuş sonrası hiç **düzgün görünüşlü** hissetmedim.