prerogative” in Turkish

imtiyazayrıcalık

Definition

İmtiyaz, genellikle bir kişinin veya grubun konumu veya rolü nedeniyle sahip olduğu özel hak veya ayrıcalıktır.

Usage Notes (Turkish)

‘İmtiyaz’ resmi ve kurumsal bağlamlarda kullanılır. Her ‘hak’ anlamında değil, kişiye veya gruba özel ayrıcalığı vurgular. 'Bu benim imtiyazım' gibi ifadeler yaygındır.

Examples

It is the president's prerogative to appoint judges.

Yargıç atamak başkanın **imtiyazıdır**.

Choosing the team leader is the manager's prerogative.

Takım liderini seçmek, müdürün **imtiyazıdır**.

Wearing casual clothes to work is his prerogative as the boss.

İş yerinde rahat kıyafet giymek patronun **imtiyazıdır**.

If you want to leave early, that's your prerogative.

Erken gitmek istiyorsan, bu senin **imtiyazın**.

Parents have the prerogative to decide what’s best for their children.

Çocuklarına neyin en iyi olduğuna karar vermek ebeveynlerin **imtiyazıdır**.

It’s not up to us—changing the policy is the company’s prerogative.

Bize bağlı değil—politikayı değiştirmek şirketin **imtiyazıdır**.