“prentice” in Turkish
Definition
Bir ustadan iş veya zanaat öğrenen kişiye denir; genellikle usta-çırak ilişkisi içinde pratik yaparak öğrenir.
Usage Notes (Turkish)
‘Çırak’ günlük kullanımda yaygındır, ama eski metinlerde aynı şekilde geçebilir. Zanaatkârlık, demircilik gibi alanlarda ‘çırak’ terimi hâlâ kullanılır.
Examples
The young prentice learned how to make shoes from the master.
Genç bir **çırak**, ustasından ayakkabı yapmayı öğrendi.
A prentice is someone who is still learning a skill.
**Çırak** hâlâ bir beceri öğrenen kişidir.
The prentice listened carefully to every instruction.
**Çırak** her talimatı dikkatlice dinledi.
He started out as a prentice, but soon opened his own workshop.
Önce bir **çırak** olarak başladı, sonra kendi atölyesini açtı.
Back in the day, every blacksmith had a prentice working in the forge.
Eskiden her demircinin atölyesinde bir **çırak** çalışırdı.
It takes years for a prentice to master the craft completely.
Bir **çırak** için zanaatı tamamen öğrenmek yıllar alır.