predecessor” in Turkish

seleföncül

Definition

Bir görevi, pozisyonu daha önce üstlenen kişi veya benzer bir şeyden önce gelen nesne.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ya da profesyonel alanlarda kullanılır. ‘Successor’ (halef) ile zıttır; aile soyunu ifade etmez.

Examples

This phone is the predecessor of the new model.

Bu telefon, yeni modelin **öncülüdür**.

Mr. Lee is my predecessor in this job.

Bay Lee bu işte benim **selefim**dir.

My predecessor left many helpful notes for me.

**Selefim** benim için birçok faydalı not bırakmış.

Compared to its predecessor, this car is much more fuel efficient.

Bu araç, **öncülüne** göre çok daha az yakıt tüketiyor.

I had to fix a few problems my predecessor left behind.

**Selefim**in bıraktığı bazı sorunları düzeltmek zorunda kaldım.

The company's new CEO is very different from his predecessor.

Şirketin yeni CEO’su, **selefinden** çok farklı.