“practising” in Turkish
Definition
Bir beceriyi geliştirmek için düzenli olarak bir şey yapmak; örneğin enstrüman çalmak, spor yapmak veya yeni bir şey öğrenmek.
Usage Notes (Turkish)
'pratik yapmak' genellikle müzik, spor veya iş için kullanılır. Tek seferlik eylemler için kullanılmaz.
Examples
She is practising the piano every day.
O her gün piyano **pratik yapıyor**.
The football team is practising for the match.
Futbol takımı maç için **pratik yapıyor**.
I am practising my English by reading books.
Kitap okuyarak İngilizce **pratik yapıyorum**.
I've been practising my speech in front of the mirror all week.
Bütün hafta boyunca aynanın önünde konuşmamı **çalışıyorum**.
Doctors spend years practising before becoming experts.
Doktorlar uzman olmadan önce yıllarca **pratik yapıyor**.
He's practising driving before taking the test next month.
O, önümüzdeki ayki sınavdan önce araba kullanmayı **pratik yapıyor**.