“practiced” in Turkish
Definition
‘Practiced’, birini çok kez yaptığı için yetenekli veya deneyimli, ya da çokça tekrarlanmış bir hareket için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok yazılı ve resmi İngilizcede görülür. 'a practiced hand', 'a practiced routine' gibi ifadelerde sık kullanılır. 'practising' ile karıştırılmamalıdır.
Examples
He is a practiced musician.
O, **usta** bir müzisyendir.
She gave a practiced answer to the question.
Soruyu **alışılmış** bir cevapla yanıtladı.
The dancer moved with practiced grace.
Dansçı **usta** bir zarafetle hareket etti.
He listened with the practiced patience of a teacher.
Öğretmenin **alışılmış** sabrıyla dinledi.
With a practiced flick of her wrist, she poured the perfect cup of coffee.
Bileğini **alışılmış** bir hareketle bükerek mükemmel bir fincan kahve döktü.
It was obvious she'd practiced that story many times before telling it.
Belli ki o hikâyeyi anlatmadan önce çok kez **alışılmış** şekilde tekrar etmişti.