“practically” in Turkish
Definition
Bir şey neredeyse olmuş ya da tamamlanmış olduğunda kullanılır; nadiren 'pratikte, gerçek hayatta' anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
En çok 'neredeyse' anlamında kullanılır: 'The room was practically empty.' Resmi yazılarda 'pratikte' anlamını da alabilir. Benzer kelimelerle (ör. 'özellikle') karıştırılmamalıdır.
Examples
The shop is practically empty today.
Bugün dükkan **neredeyse** boş.
I practically forgot my keys.
Anahtarlarımı **neredeyse** unutuyordum.
This answer is practically correct.
Bu cevap **neredeyse** doğru.
By the time we got there, the concert was practically over.
Biz vardığımızda konser **neredeyse** bitmişti.
At this price, they're practically giving it away.
Bu fiyata, **neredeyse** bedava veriyorlar.
Practically speaking, we need more time before we decide.
**Pratik olarak** bakarsak, karar vermeden önce daha fazla zamana ihtiyacımız var.