“possibility” in Turkish
Definition
Bir şeyin olma, doğru olma veya var olma durumu. Ayrıca meydana gelebilecek farklı seçenek veya sonuçlardan biri anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
'There is a possibility that...' gibi kalıplarda kullanılır. 'Olasılık' daha resmidir; günlük konuşmada genellikle 'şans' daha yaygındır. 'Possible' (sıfat) ile karıştırmayın.
Examples
Is there any possibility that he is right?
Onun haklı olma **olasılığı** var mı?
There is a possibility of rain this afternoon.
Bugün öğleden sonra yağmur yağma **olasılığı** var.
We discussed every possibility before making a decision.
Karar vermeden önce her **olasılığı** tartıştık.
At this point, moving the deadline is still a possibility.
Şu anda, son tarihi değiştirmek hâlâ bir **olasılık**.
I hadn't even considered the possibility that she might say no.
Onun hayır deme **olasılığını** hiç düşünmemiştim.
Let's keep open the possibility of working together again.
Birlikte tekrar çalışma **olasılığını** açık bırakalım.