“poor” in Turkish
Definition
Parası veya imkânı az olan, yani maddi olarak zayıf. Ayrıca, kalitesi düşük şeyler için ya da birine acıma duygusu belirtmek için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Kişiler ve aileler için parasızlık, eşyalar veya hizmetler için düşük kalite, birine acımak için de kullanılır. Resmî belgelerde 'düşük gelirli' tercih edilir.
Examples
She grew up in a poor village.
O **yoksul** bir köyde büyüdü.
The test results were poor.
Test sonuçları **kötüydü**.
He gave a poor excuse for being late.
Geç kaldığı için **kötü** bir bahane sundu.
I feel poor after paying all those bills!
Bütün bu faturaları ödedikten sonra kendimi **fakir** hissediyorum!
"Poor Tom," his friends said after hearing the bad news.
"**Zavallı** Tom," kötü haberi duyunca arkadaşları böyle dedi.
The wifi signal here is really poor.
Buradaki wifi sinyali gerçekten **kötü**.