plunder” in Turkish

yağmalamakyağma

Definition

Bir yeri zorla, özellikle savaş sırasında, değerli şeyleri çalmak. Ayrıca bu şekilde alınan malları da ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi, tarihi veya gazetecilik dilinde kullanılır. 'village', 'treasure', 'goods' gibi kelimelerle sık geçer. Gündelik konuşmada nadiren, çoğunlukla resmî veya yazılı ifadelerde bulunur.

Examples

The soldiers began to plunder the village.

Askerler köyü **yağmalamaya** başladı.

Pirates would often plunder ships for gold.

Korsanlar sıkça altın için gemileri **yağmalardı**.

The king's plunder included jewels and silver.

Kralın **yağması** arasında mücevherler ve gümüş vardı.

After the battle, the victorious army moved quickly to plunder the city.

Savaşın ardından, galip ordu hızla şehri **yağmalamaya** geçti.

Treasure hunters searched for hidden plunder in the ruins.

Hazine avcıları harabelerde gizli **yağma** aradı.

It's wrong to plunder natural resources without thinking of the future.

Doğal kaynakları geleceği düşünmeden **yağmalamak** yanlıştır.