plays” in Turkish

oynarçalar (müzik)rol alır

Definition

'Play' fiilinin üçüncü tekil şahıs hali. Birinin oyun oynaması, enstrüman çalması veya bir rolde oynaması anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

'plays soccer' spor yapar, 'plays the piano' müzik çalar, 'plays Hamlet' bir rolü oynar anlamına gelir. Spor ve oyunlarda genellikle artikel kullanılmaz, enstrümanda ise 'the' kullanılır: 'plays the guitar'.

Examples

She plays a doctor in the movie.

Filmde bir doktoru **oynar**.

She plays it cool, but I know she's excited.

O, **soğukkanlı gibi davranır**, ama heyecanlandığını biliyorum.

He plays soccer after school.

O, okuldan sonra futbol **oynar**.

My sister plays the piano very well.

Kız kardeşim piyano **çalar** ve çok iyidir.

He always plays loud music when I'm trying to study.

Ben ders çalışmaya çalışırken o her zaman yüksek sesle müzik **çalar**.

The joke plays better with a younger audience.

Şaka, genç bir izleyiciyle daha iyi **tutar**.