playing” in Turkish

oynamakçalmak (enstrüman)rol almak

Definition

Eğlence amacıyla yapılan bir şey; oyun oynamak, spor yapmak, enstrüman çalmak veya bir rolde oynamak.

Usage Notes (Turkish)

Oyun, spor, enstrüman çalma veya rol alma için kullanılır: 'playing soccer', 'playing the piano', 'playing a character'. Film ya da video izlerken 'playing' değil 'izlemek' kullanılır.

Examples

The children are playing in the garden.

Çocuklar bahçede **oynuyor**.

She is playing the piano.

O **piyano çalıyor**.

Are you playing football this weekend?

Bu hafta sonu futbol **oynayacak** mısın?

I've been playing video games all night.

Bütün gece **video oyunu oynadım**.

They're always playing tricks on each other at work.

İşyerinde sürekli birbirlerine **eşek şakası yapıyorlar**.

He's playing the villain in this new movie.

Bu yeni filmde **kötü karakteri oynuyor**.