“play” in Turkish
Definition
Eğlenmek ya da vakit geçirmek için bir şey yapmak; oyun oynamak, enstrüman çalmak veya bir rolde oynamak anlamına gelir. Ayrıca bir cihazı çalıştırmak için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'play football' için 'oynamak', 'play the guitar' için 'çalmak', 'play a role' için 'rol almak' kullanılır. 'work' ile karışmamalı; 'play' eğlence veya keyif içindir.
Examples
Children love to play in the park after school.
Çocuklar okuldan sonra parkta **oynamayı** çok sever.
He can play the piano very well.
O piyano **çalmasını** çok iyi biliyor.
In the school play, she will play the role of the princess.
Okul oyununda, prenses rolünü **oynayacak**.
Let’s play some music to relax.
Rahatlamak için biraz müzik **çalalım**.
They played football all afternoon at the beach.
Onlar bütün öğleden sonrayı plajda futbol **oynayarak** geçirdiler.
If you want to get better, you need to play more often.
Daha iyi olmak istiyorsan daha sık **oynamalısın**.